İHLÂS VE İBÂDET
İbâdetin netice vermesi için zevk; tohumun ağaç olması için, içinin dolu olması gerekir.
Yapılan işin güzel olması yetmez. Onun sahip olduğu güzelliğe uygun bir üslûp, ihlâs ve samimiyet ile de içinin doldurulması şarttır. Ta ki, istenilen netice elde edilsin. Yani her işte samîmiyet, feyz ve rûhâniyet zarûrîdir.
İbadetten hâsıl olan netice, onu ifâ edenin ihlâsı nisbetindedir. İhlâssız ibâdet, içi çürük bir tohum gibidir. Maalesef şekil tamam, fakat öz çürüktür.
